Deyimler – D

DEYİMLER SÖZLÜĞÜ

A

B

C

Ç

D

E

F

G

H

I

İ

J

K

L

M

N

O

Ö

P

R

S

Ş

T

U

Ü

V

Y

Z


Dağ doğura doğura fare doğurdu
Önemli gibi görünen şeylerden önemsiz bir sonuç çıkması durumunda söylenir.


Dağa çıkmak
Hükümete, kanunlara karşı gelerek dağlara çekilmek, buralarda eşkıyalık etmek. “Düğünü basanlar dağa çıkmışlar.”


Dağa kaldırmak
Herhangi bir sebepten ötürü birini zorla dağa veya ıssız bir yere götürüp orada alıkoymak. “Eşkıyalar, karakol komutanının oğlunu dağa kaldırmışlar; ne istedikleri henüz belli değil.”


Dağarcığına atmak
Yeni bilgilerini, eski bilgilerine katmak; yeni bilgileri zihnine yerleştirmek. “Öğrendiği her yeni bilgiyi dağarcığına atmayı ihmal etmedi.”


Dağdan gelip bağdakini kovmak
Daha sonradan geldiği bir yere ya da karıştığı bir işte eskiden beri bulunan bir kişinin yerini almaya çalışmak. “Şu densize bak hele, dağdan gelip bağdakini kovuyor!”


Dağlara düşmek
Sıkıntı, üzüntü sebebiyle insanlardan kaçıp ıssız yerlerde yaşar olmak. “Annesinin ölümünden sonra dağlara düştü.”


Dağları devirmek
Çok büyük güçlüklerin altından kalkmak, ağır işleri başarmak. “O, dağları devirir bir adamdır.”


Dal budak salmak
1. Karmaşık biçimde yayılıp genişlemek. 2. Soy ya da dostluk yönünden genişleyip yayılmak. “Bu mesele daha fazla dal budak salmadan hemen halledilmeli.”


Dalavere çevirmek
Yalan, dolan ve hile ile kötü bir iş yapmak; düzen kurarak gizlice başkasını aldatmak. “Yine bir dalavere çevirmesin bu adam!”


Daldan dala konmak
Çok sık, düşünce ya da konu değiştirmek. “Daldan dala konmayı bırak da bir işe sarıl artık.”


Dallanıp budaklanmak
Genişleyip yayılmak, gittikçe büyüyerek karışık bir durum almak. “İşi dallandırıp budaklandırmada üstüne yok hani!”


Dalına basmak
Hiç hoşlanmadığı şeyleri yaparak birisini öfkelendirmek. “Dalıma basıp da beni çileden çıkarma lütfen!”


Damdan düşer gibi
Aniden, yersiz olarak (söz söylemek). “Damdan düşer gibi söz söyleyince ortalık birbirine girdi.”


Damgasını vurmak
Biri hakkında kötü bir yargıya varmak. “Allah`tan korkmazsan ona hırsızlık damgasını vur da rezil olsun.”


Damokles`in kılıcı
Kişiyi korku ve baskı altında tutan büyük ceza tehdidi. “Damokles`in kılıcı gibi başımda dikilip durma öyle!”


Dananın kuyruğu kopmak
Olay patlak vermek, beklenen ve korkulan sonucun gerçekleşmesi. “Dananın kuyruğu bu gece kopacak, inşallah hayır demezler.”


Danışıklı dövüş
Şike; önceden aralarında bir anlaşma olduğu halde, sanki böyle bir anlaşma yokmuş gibi davranarak başkalarını aldatmak. “Danışıklı dövüş insanların mertlik anlayışını tamamen öldürdü.”


Dar boğaz
Sıkıntılar ve güçlükler içinde geçirilen, geçici kabul edilip sonunda ferahlık umulan durum. “Evel Allah bu dar boğazı da aşacağız.”


Dar gelirli
Geçim sıkıntısı çeken, kazancı normal olarak geçimini sağlamaya yetmeyen. “Dar gelirli ailelerin çocuklarının çoğu okulu yarıda bırakmak zorunda kalıyorlar.”


Dar hayat
Sıkıntılar, güçlükler, zorluklar içinde sürdürülen hayat.


1

2

3

4

5

6

7

8



www.ilkogretim.info