Size ne yapacağınızı söyleyebilirler ama ne düşüneceğinizi asla.
Anonim

           

Atasözleri – O


ATASÖZLERİ SÖZLÜĞÜ

A

B

C

Ç

D

E

F

G

H

I

İ

J

K

L

M

N

O

Ö

P

R

S

Ş

T

U

Ü

V

Y

Z


Oduncunun gözü omçada, dilencinin gözü çömçede.
Kişiler iş, meslek ve durumlarına göre kendilerine gerekli olan şeylerin peşine düşerler; onları elde etmeye çalışırlar.

Oğlan dayıya, kız halaya çeker.
Oğlan çocuğu genlerin tesiri ile dayıya, kız ise halaya çeker, onun hareket ve tavırlarını alır. (Halk arasında yapılan bir yorumdur)

Oğlanınki oğul bağı, kızınki bahçe gülü.
Kişinin torunu oğlundan olursa oğul balı diyerek ,kız evlattan olursa bahçe gülü diyerek sevinir.

Okumayı sevmeyene dokuz hoca az.

Olacakla öleceğe çare yoktur.
İnsanların yaşam boyu karşılaşacakları ne varsa doğarken belli olur ama kişi bunu bilmez. Başımıza gelen ve elimizde olmayan sebeplerle oluşan olaylara çok üzülmemek gerekir.

Olan dört bağlar, olmayan dert bağlar.
Zengin, varlıklı kişi dilediği gibi yaşar; istediği gibi yer, içer; giyinir, kuşanır; rahatına rahat katar. Ama yoksul kişi değil rahatına bakmak, geçimini temin edemediği için içten içe üzülür; acı çeker.

Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz.
Hayatta hiç ummadığımız olaylar, en şaşırtıcı biçimde karşımıza çıkabilir.

Olsa ile bulsayı ekmişler, hiç bitmiş (yel ile yuf bitmiş).
İnsan başarılı sonuca boş söz ve hayalle değil, çalışarak ulaşır ancak. Bu sebeple ‘bu iş böyle, şu iş şöyle olsa, şu şartlar yerine gelse’ gibi sözler sarf etmekle insanın eline bir şey geçmez. İnsan bir şey kazanmak istiyorsa hareket etmeli, çalışıp çabalamalıdır.

Orman olur da domuz olmaz mı?
İyi bir ortamda çıkarcılar bulunabilir, bulunması doğaldır.

Ortak (kuma) gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş.
Bir erkeğin hanımları birbirleriyle iyi-kötü anlaşabilirler, ama kardeşlerin hanımları birbirleriyle geçinemezler.

Osmanlı nın ekmeği dizindedir
İşlerimizin başarılı olması için kendimize ayırdığımız zaman çok olmamalıdır. İşlerimize ne kadar ağırlık verirsek o kadar başarılı oluruz.

Osmanlı`nın ayağı üzengide gerek.
Bir devleti ayakta tutmak, yüzyıllar boyu yaşatmak, sınırları genişletmek, dini yaymak o kadar kolay bir şey değildir. Ancak atalarımız bunu becermişlerdir. Becerirken de sürekli hareket hâlinde olmuşlar, didinip çalışmışlar, dur durak bilmemişler, bir yere bağlanıp kalmamışlardır. Onlar bilirlerdi ki, hareketsiz kalan, tembelleşen, bir yere bağlanıp kalan (yani ayağını üzengiden çeken) kişi, ne başarılı olabilir, ne de dirlik ve düzenliğini sağlayabilirdi.

Osurukla boya boyanmaz.
Gerekli bilgi ve görgü olmadan bir işi tam olarak görüp bitirmek imkansızdır.

Otu çek köküne bak.
Bir kimsenin hakkında tam olarak bilgi sahibi olmak istenirse o kimsenin soyunu sopunu çok iyi incelemek gerekir.

Oturduğu ahır sekisi, çağırdığı İstanbul türküsü.
Kimi kişiler bulundukları yer ve şarta uymayan, ters düşen davranışlarda bulunur; kendilerini alay konusu ederler.

Otuz iki dişten çıkan, otuz iki mahalleye yayılır.
Ağızdan çıkan söz, çok çabuk duyulur; başkalarının diline düşer ve bir anda her tarafa yayılır.

Oynamasını bilmeyen gelin yerim dar demiş.
Kimi beceriksiz, başarısız, kendisinden bekleneni veremeyen kişiler bazı bahanelerin arkasına saklanarak açıklarını kapatmaya çalışırlar.




 
Sitemizde moderatör olarak görev almak ister misiniz?

İçerik yönetimi ve ziyaretçiler tarafından eklenen dosyaların kontrol/onay işlemleri ile ilgilenebilecek, GÖNÜLLÜ Öğretmenlerimiz.. Lütfen bizimle iletişime geçiniz.

(NOT: Sadece Öğretmenler başvurabilir, öğrencilerin başvuruları dikkate alınmayacaktır) İletişim için TIKLAYIN


Arkadaþýna Yolla
Yazýcý Dostu Sayfa

 



PageRank Checking Icon primary Blogs - BlogCatalog Blog Directory
Kapat
 
Önemli Bilgi

Bugün siteye SİZ

Yeni bir dosya eklerseniz,

Yarın siteye girdiğinizde,

Yüzlerce YENİ DOSYA bulursunuz

Siteye dosya eklemek çok kolaydır.

Denemek için tıklayın