İki nimet vardır ki, insanlar onların kıymetini hakkıyla takdir edemezler. Onlardan biri sıhhat, diğeri de boş vakittir.
Hadis-i Şerif

           

Deyimler – L


DEYİMLER SÖZLÜĞÜ

A

B

C

Ç

D

E

F

G

H

I

İ

J

K

L

M

N

O

Ö

P

R

S

Ş

T

U

Ü

V

Y

Z


Laçka olmak
1. Herhangi bir iş gevşek ve düzensiz yürütülmek. 2. Mil ya da vida gibi makine bölümleri eskiyip aşınarak işe yaramaz hale gelmek. “Bu vidalar laçka olmuş, kol tutmuyor.”


Laf altında kalmamak
Bir münakaşa sırasında söylenen her dokunaklı söze karşılık vermek, söz altında ezilmemek.


Laf aramızda
“Söyleyeceğim sözleri başka biri duymasın, bilmesin, konuştuklarımız aramızda kalsın” anlamında kullanılır. “Laf aramızda, Ali yine öç alacağım demeye başlamış.”


Laf atmak
1. Dokunaklı sözlerle sataşmak, uzaktan işittirmek. 2. Karşılıklı söyleşmek, konuşmak. 3. Sözle sarkıntılık etmek. “Laf atarak beni tahrik etmeye çalışıyorlardı.”


Laf ebesi
Söyleyecek sözü bol olan, her söze karışan, herkese söz yetiştiren, çok konuşan. “Laf ebeliğini bırak da ne söyleyeceksen söyle!”


Laf etmek
1. Konuşmak. 2. Bir şeyi dedikodu konusu yapmak. “Akşam buluşalım da iki çift laf edelim.”


Laf işitmek
Birisi tarafından paylanmak, azarlanmak, “Çabuk ol, senin yüzünden laf işiteceğiz öğretmenden.”


Laf olsun diye
Rastgele, belli bir amaç gütmeden. “Kızma canım, laf olsun diye söylemiştir o sözleri.”


Laf taşımak
Aralarını açmak maksadıyla birinin bir kimse hakkında söylediği hoş olmayan sözlerini o kimseye ulaştırmak, söz getirip götürmek. “O laf taşıyıcı adamdan uzak durmalısın.”


Laf yetiştirmek
Bir söze karşılık vermekte gecikmemek, durmadan konuşmak.


Laf yok
“Kusursuz, eksiksiz, eleştirilecek bir yanı dahi yok” anlamında kullanılır. “Arkadaşıma laf yok, o mert mi mert biridir.”


Lafa boğmak
Birinin söz söylemesine fırsat vermeyip meseleyi gereksiz ve boş sözlerle anlaşılmaz kılmak, gürültüye getirip uzatmak.


Lafa tutmak
Birini konuşarak, gereksiz meseleler anlatarak işinden alıkoymak. “Onu biraz lafa tutup oyalamaya başladılar.”


Lafı ağzına tıkamak
Birinin sözünü bitirmesine fırsat vermemek, onu susmak zorunda bırakmak, konuşmasını önlemek. “Ağzını açar açmaz lafı ağzına tıkadılar adamcağızın.”


Lafı ağzında gevelemek
Söylemek istediğini açık olarak bir türlü söyleyememek, şundan bundan bahsetmek. “Beni görünce şaşırdı, lafı ağzında gevelemeye başladı.”


Lafı ağzında kalmak
Söyleyeceğini söylemeye zaman bulamamak, konuşmasını bitirememek.


Lafı çevirmek
Konuşmasının sakıncalı bir biçim aldığını fark edince söze başka bir yön vermek, başka konuya geçmek. “Beni görünce birden nasıl da sözü çevirdi.”


Lafını bilmek
Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak. “O daima lafını bilir bir insan olmuştur.”


Lafını etmek
Bir şey üzerinde konuşmak. “Artık lafını etmeyin şu adamın!”


Lahavle çekmek
Sıkıntıyı, öfkeyi gidermek, sabır telkin etmek için “Lahavle” ile başlayan duayı okumak. “Lahavle çekmeden başka bir şey yapamadım.”




 
Sitemizde moderatör olarak görev almak ister misiniz?

İçerik yönetimi ve ziyaretçiler tarafından eklenen dosyaların kontrol/onay işlemleri ile ilgilenebilecek, GÖNÜLLÜ Öğretmenlerimiz.. Lütfen bizimle iletişime geçiniz.

(NOT: Sadece Öğretmenler başvurabilir, öğrencilerin başvuruları dikkate alınmayacaktır) İletişim için TIKLAYIN


Arkadaþýna Yolla
Yazýcý Dostu Sayfa

 



PageRank Checking Icon primary Blogs - BlogCatalog Blog Directory
Kapat
 
Önemli Bilgi

Bugün siteye SİZ

Yeni bir dosya eklerseniz,

Yarın siteye girdiğinizde,

Yüzlerce YENİ DOSYA bulursunuz

Siteye dosya eklemek çok kolaydır.

Denemek için tıklayın