Geçmiş dertler için yakınmak, yeni dertler edinmektir.
William Shakespeare

           

Deyimler – O


DEYİMLER SÖZLÜĞÜ

A

B

C

Ç

D

E

F

G

H

I

İ

J

K

L

M

N

O

Ö

P

R

S

Ş

T

U

Ü

V

Y

Z


O tarakta bezi olmamak
Bir şeyle, bir işle ilişiği bulunmamak, o şeyle ilgilenmemek. “O tarakta bezi olacağını hiç sanmam.”


Ocağına düşmek
Birine yardım etmesi için yalvarmak, koruması için sığınmak. “Ocağına düştüm ağam, beni bu işten ancak sen kurtarırsın!”


Ocağına incir dikmek
Birinin evini barkını dağıtmak, düzenini alt üst etmek, yuvasını yıkıp toparlanamaz hale getirmek. “Bende senin ocağına incir dikmezsem dedi ama dediğine pişman oldu.”


Ocağını söndürmek
Ailenin dağılmasına sebep olmak, çoluk çocuğunu yok etmek. “Ocağımı söndürdü katiller!”


Oğul balı
1. Evlat, evladın ana babaya yansıyan geliri. 2. Oğul arılarının yaptığı bal.


Oğul vermek
Oğul arılarının bir bölüğü kovandan ayrılıp başka bir kovana gitmek, yeni bir oğul arısı topluluğu meydana getirmek.


Ok yaydan çıkmak
Geri dönülemeyecek bir iş yapmak, söz söylemek ya da bir harekette bulunmak. “Ok yaydan çıktı bir kere, çaresiz dövüşeceğiz.”


Okka çekmek
Hacminden daha fazla ağır gelmek.


Okkalı kahve
Bol kahve ile yapılmış ve büyük fincana konmuş kahve. “Bir okkalı kahve daha çek usta!”


Okkanın altına girmek
Haksız yere eziyet çekmek, zarar ve ceza görmek. “Uyanık ol da okkanın altına gireyim deme, tamam mı?”


Ola ki
Belki olur ya, olabilir ki… “Ola ki bir daha karşılaşırız.”


Olan biten
Olup geçenler, olanların hepsi, meydana gelenler. “Olan bitenden hiç haberim olmadı.”


Oldu bittiye getirmek
Emrivaki yapmak, geri dönülmesi güç ve imkansız bir durum oluşturmak. “Oldu bittiye getirerek tarlayı satın aldılar.”


Oldu olacak kırıldı nacak
“Olanlar oldu, iş işten geçti, olanlar geri dönülemeyecek bir durum aldı, bunu kabul etmek gerek” anlamında kullanılır.


Oldum olası
Başından beri, öteden beri, ilk zamandan beri, kendimi bildiğimden beri. “Oldum bittim kızarım bu adamlara.”


Olmayacak duaya amin demek
Sonuç vermeyecek bir işle uğraşmak ya da buna destek vermek.


Olur olmaz
1. Meydana gelmesinden hemen sonra. 2. Rast gele, sıradan. 3. Gerekli gereksiz, yerli yersiz, önemli önemsiz durumu gözetilmeden yapılan (iş) ya da söylenen (söz).


Oluruna bırakmak
Bir işin yapılabildiği, olabildiği kadarıyla yetinmek, müdahale etmeden bekleyip sonucuna ne olursa olsun razı olmak. “Artık oluruna bıraktık işi.”


Omuz omuza
1. Birbirine destek vererek, dayanışarak. 2. Yan yana, çok sıkışık. “Omuz omuza vererek bu zorluğun altından kalkmamız mümkün.”


Omuz silkmek
Aldırmamak, önem vermemek, benimsememek. “Sana bunu alacağım dedim ama o, omuz silkti.”




 
Sitemizde moderatör olarak görev almak ister misiniz?

İçerik yönetimi ve ziyaretçiler tarafından eklenen dosyaların kontrol/onay işlemleri ile ilgilenebilecek, GÖNÜLLÜ Öğretmenlerimiz.. Lütfen bizimle iletişime geçiniz.

(NOT: Sadece Öğretmenler başvurabilir, öğrencilerin başvuruları dikkate alınmayacaktır) İletişim için TIKLAYIN


Arkadaþýna Yolla
Yazýcý Dostu Sayfa

 



PageRank Checking Icon primary Blogs - BlogCatalog Blog Directory
Kapat
 
Önemli Bilgi

Bugün siteye SİZ

Yeni bir dosya eklerseniz,

Yarın siteye girdiğinizde,

Yüzlerce YENİ DOSYA bulursunuz

Siteye dosya eklemek çok kolaydır.

Denemek için tıklayın